Skip to content Skip to footer

Bülten 56 – 27 Mart 2026

Susam Bülten­
Mart 2026 – Sayı 56

Bu sayıda neler var?  
    • 65 Yaş ve Üzeri Nüfusun Toplumsal Görünümü: Yaşlı nüfus büyürken yaşlılık deneyimi kadınlar açısından daha düşük eğitim, daha zayıf gelir güvencesi ve daha ağır sağlık kısıtlarıyla biçimleniyor.
    • Uluslararası Silah Ticareti: Türkiye dünyanın en fazla silah ihracatı yapan 11. ülkesi oldu ve toplam silah ihracatındaki payı 2 kat arttı.
 

Abone değilseniz ve gördüklerinizi beğendiyseniz:

ÜCRETSİZ ABONE OL  

 

  

Türkiye’de 2011-2024 Yılları Arasında Evlenme Azaldı, Boşanma Arttı!
 
 
 
65 Yaş ve Üzeri Nüfusun Toplumsal Görünümü
 
Türkiye’de 2025 itibarıyla 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfus içindeki payı      %11,1’e, kişi sayısı ise 9 milyon 583 bine ulaştı. Bu nüfusun %55,3’ünü kadınlar, %44,7’sini erkekler oluşturuyor. Bu tablo hane yapısına da yansıyor. Tek kişilik hanelerde yaşayan 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam yaşlı nüfus içindeki oranı    %19,5. Burada belirgin bir cinsiyet farkı var; tek başına yaşayan yaşlıların %73,5’i kadın, %26,5’i erkek
Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçları, 2025. 
 
2025’te 65 yaş ve üzeri nüfus içinde okuma yazma bilmeyenlerin oranı %11,4; bu grubun %88,6’sı kadın. Okuryazar olup bir okul bitirmemiş olanların oranı da %11,8 ve burada da kadınların oranı %78,5. Yani ileri yaşlarda görülen eğitim yoksunluğu, kadınlarda çok daha yoğun bir biçimde karşımıza çıkıyor.
Çalışma hayatıyla ilişki de aynı ölçüde dengesiz. 2024’te yaşlı nüfusta işgücüne katılım oranı kadınlarda %6,5, erkeklerde %21,4. Bu fark, yalnızca çalışma hayatında kalma süresine değil, aynı zamanda yaşlılıkta gelir güvencesine ve ekonomik bağımsızlığa ilişkin daha yapısal bir ayrışmaya işaret ediyor. 
 

 

 
Kaynak: TÜİK, İşgücü İstatistikleri, 2024; TÜİK, Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması, 2025.
 
TÜİK’in yoksulluk verilerine göre 2019’da yaşlı kadınlarda yoksulluk oranı %15,9, erkeklerde %12,1 iken; 2025’te kadınlarda %17,9, erkeklerde %16,5 düzeyine çıkıyor. Aradaki fark daralmış görünse de bu, kadınların durumunun iyileşmesinden çok, erkeklerde de yoksulluğun artmasından kaynaklanıyor. Ancak burada kullanılan yoksulluk göstergesinin göreli bir ölçü olduğunun altını çizmeliyiz. Yoksulluk sınırı, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirinin %60’ı üzerinden tanımlanıyor; yoksulluk oranı ise eşdeğer fert başına geliri bu sınırın altında kalan 15 yaş ve üzeri nüfusun oranını ifade ediyor. Bu nedenle söz konusu ölçü, bireylerin temel ihtiyaçlarını karşılayıp karşılayamadığını doğrudan göstermediği gibi, toplum genelindeki gelir düzeyi ve dağılımındaki değişimlerden de etkileniyor. Başka bir deyişle, göreli yoksulluk oranındaki artış ya da azalışın, yaşlıların mutlak yaşam koşullarındaki iyileşme veya kötüleşmeyle bire bir örtüştüğü söylenemez. 
 
Kaynak: TÜİK, Türkiye Sağlık Araştırması, 2022. 
 
Sağlık ve işlev kaybı göstergeleri ise yaşlılık deneyiminin yalnızca gelir ve eğitimle sınırlı olmadığını gösteriyor. 2022 verilerine göre yaş ilerledikçe hem kadınlarda hem erkeklerde görme, işitme, yürüme, merdiven inip çıkma ve öğrenme-hafıza güçlüğü artıyor; ancak birçok başlıkta kadınlar daha dezavantajlı. Örneğin 75 yaş ve üzeri grupta yardım almadan yürüyemeyenlerin oranı kadınlarda %45, erkeklerde %25,8. Yardımsız merdiven inip çıkamayanlarda bu oran kadınlarda %51,6, erkeklerde %30,9. Öğrenme ve hafıza zorluğu yaşayanlarda ise kadınlar %34,9, erkekler %22,2 düzeyinde.
Özetle kadınlar ileri yaşlarda nüfus içinde daha büyük bir paya sahip; erkeklere nazaran tek kişilik haneler içinde daha görünür durumdalar; eğitim yoksunluğu, düşük işgücüne katılım, yoksulluk ve sağlık kısıtları da kadınlarda daha ağırlaşıyor. Dolayısıyla mesele yalnızca yaşlı nüfusun artması değil; bu artışın hangi toplumsal eşitsizliklerle birlikte yaşandığıdır.
 
 
Uluslararası Silah Ticareti
 
En Büyük Silah İhracatçılarının Küresel Silah İhracatındaki Payı (%)
Kaynak: SIPRI Fact Sheet, Mart 2026.
 
Küresel silah ihracatında son beş yılda dengelerin bir miktar değiştiğini görüyoruz. ABD payını %36’dan %42’ye çıkararak konumunu daha da güçlendirirken, en dikkat çekici değişim Rusya’nın payındaki belirgin gerileme. Buna karşılık Fransa, İtalya, İsrail ve Güney Kore gibi ülkelerin paylarında artış var; yani pazar bir yandan yeniden şekillenirken bir yandan da daha çeşitli bir yapıya kavuşuyor. Türkiye’nin payının %0,9’dan %1,8’e yükselmesi de bu dönüşüm içinde not edilmeli: Toplam pay hâlâ sınırlı olsa da Türkiye’nin küresel silah ihracatındaki görünürlüğünün arttığını söylemek mümkün. 
 
En Büyük Tedarikçilerin En Büyük Müşterileri (%)
Kaynak: SIPRI Fact Sheet, Mart 2026.
 
Küresel silah ticaretininen büyük tedarikçilerini gördük, peki bu tedarikçilerin en büyük müşterileri kim? Büyük ihracatçıların çoğunda satışların belirli bölgelere ve stratejik ortaklara yoğunlaştığını söyleyebiliriz: ABD’de Suudi Arabistan, Ukrayna ve Japonya; Fransa’da Hindistan, Mısır ve Yunanistan öne çıkıyor. Rusya ile savaşan Ukrayna 4 farklı ülkenin en büyük 3 alıcısından biri. Tabloda özellikle Pakistan’ın hem Çin’in hem de Türkiye’nin en büyük alıcısı olması dikkat çekiyor. Bu durum, bazı ülkelerin silah ihracatında aynı pazarların birden fazla tedarikçi için merkezi hale gelebildiğini gösteriyor. Diğer taraftan Rusya’nın en çok silah ihracatı yaptığı ülke ise belirgin bir farkla Hindistan. Rusya ve Çin arasında iyi ilişkiler sürerken Pakistan-Hindistan geriliminde farklı tarafların ana tedarikçileri olmaları düşündürücü. Kısacası bu tablo, silah ticaretinde pazarın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik ittifaklar ve bölgesel güvenlik ihtiyaçları üzerinden şekillendiğini açık biçimde ortaya koyuyor.
 
 
   
 
  

 

Susam Dünyasını Keşfet! 

Bültenlerin tamamına aşağıdaki butondan ulaşabilirsiniz…

Arşive Göz At

Susam Bülten Nedir?

Her yer veri her yer data. Peki biz ne yapıyoruz?

Anlamanın, katkıda bulunabileceği diğer hedefler bir yana, kendisinin de bir amaç olduğuna inanıyor ve bu yolda ilerlemek istiyoruz. Her hafta yayımlanacak bültenimizde; lahmacun fiyatlarının il il enflasyon karşısındaki seyrinden meclis puan tablolarına (vekillerin performansına dair kapsamlı istatistiklere), dizilerde ve tartışma programlarında (görüntü işleme yöntemleriyle elde ettiğimiz verilerle) ne gördüğümüze, sokaklardaki hurda/eskici hikâyelerine kadar geniş bir yelpazede veriler ve analizler paylaşacağız. Her şeyi bir soru ve dolayısıyla bir araştırma konusu haline getirmeye hazır olan herkesi, bu bültenle aramıza bekliyoruz.

Sıkça Sorulan Sorular:
Adı neden Susam: Çünkü Research İstanbul ofisi Susam Sok

Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.