Kaynak: Kandilli Rasathanesi Meteoroloji Laboratuvarı günlük yağış gözlem kayıtları (1911–2026).
Kandilli Rasathanesi Meteoroloji Laboratuvarı’nda 15 Ekim 2026’da 129,6 mm günlük yağış ölçüldü. Bu değer, istasyonun 1911’e uzanan kayıtlarında 20 Temmuz 1951’deki 165,8 mm ve 3 Ekim 1942’deki 131,3 mm’nin ardından en yüksek üçüncü günlük yağış… Yalnızca ekim ayları dikkate alındığında ise ikinci en yüksek değer oldu. 1–15 Ekim döneminde toplam yağış 174,3 mm’ye ulaşırken bunun yaklaşık %74’ü tek başına 15 Ekim’de gerçekleşti; aynı 15 günlük dönem tarihsel kayıtlar içinde altıncı sırada yer aldı. Kandilli arşivinde 100 mm ve üzeri günlük yağış yalnızca 13 tarihte görülmüş durumda. Kuvvetli yağış ve fırtınanın İstanbul’da zayıflaması beklenirken, yağışlı sistemin doğuya kayarak Marmara, Batı Karadeniz ve çevre illerde etkisini sürdürmesi; özellikle 17 Ekim gecesi Batı Karadeniz’de yer yer daha kuvvetli yağışlara yol açması öngörülüyor.
Yıllara Göre Türkiye’de Çocuk Nüfus
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve UNICEF’in yayımladığı Türkiye’deki Çocuklar 2025 raporuna göre Türkiye’de çocuk nüfusu azalırken toplam nüfus artmaya devam ediyor. 2025 yılında Türkiye’nin nüfusu 86 milyonu aşarken 18 yaş altındaki çocuk sayısı 21,4 milyon oldu. Böylece çocukların toplam nüfus içindeki payı yaklaşık %25’e geriledi. Geçmişte nüfusun çok daha büyük bir bölümünü oluşturan çocukların payının azalması, Türkiye’nin değişen demografik yapısını da ortaya koyuyor. Türkiye’de çocuklar nüfusun giderek daha küçük bir bölümünü oluştururken çocukların yaşam koşulları ve karşılaştıkları eşitsizlikler önemini koruyor.
Kaynak: Türkiye’deki Çocuklar 2025 – TÜİK, UNİCEF
Çocuk Nüfusun Cinsiyete Göre İşgücüne Katılma Oranı
(15-17 yaş)
Kaynak: Türkiye’deki Çocuklar 2025 – TÜİK, UNİCEF
Türkiye’de 15-17 yaş grubundaki çocukların işgücüne katılım oranı 2022’de %18,7 iken 2024’te %24,9’a, 2025’te ise %25,5’e yükseldi. Böylece 2025 yılında bu yaş grubundaki her dört çocuktan yaklaşık biri ya çalışıyor ya da aktif olarak iş arıyor. Erkek çocuklarda işgücüne katılım oranı %36,5’e ulaşırken kız çocuklarda bu oran %13,9’da kaldı. Bu da erkek çocukların işgücüne katılımının kız çocukların yaklaşık 2,6 katı olduğunu gösteriyor. Çocukların çalışma hayatına erken yaşta katılımının artması, eğitim hayatıyla çalışma hayatının nasıl bir arada yürütüldüğü ve ekonomik koşulların bu tercihler üzerindeki etkisi açısından önemli sorular ortaya çıkarıyor.
Maddi Yoksunluk
Yoksun olan bireylerin oranı,2014-2025
Kaynak: Türkiye’deki Çocuklar 2025 – TÜİK, UNİCEF
Türkiye’de maddi yoksunluk oranı yıllar içinde gerilese de çocuklar toplumun genelinden daha fazla yoksunluk yaşıyor. 2014 yılında çocukların %42,2’si maddi yoksunluk içindeyken bu oran 2025’te %27,2’ye düştü. Aynı dönemde toplam nüfustaki maddi yoksunluk oranı %29,4’ten %22,5’e geriledi. Çocuklarla toplam nüfus arasındaki fark 2014’te 12,8 yüzde puanken 2025’te 4,7 yüzde puana indi. Dolayısıyla çocuklar ile toplumun geneli arasındaki eşitsizlik azalmış olsa da 2025 itibarıyla Türkiye’deki her dört çocuktan birinden fazlası maddi yoksunluk yaşamaya devam ediyor.
15 Yaş Ve Altı Çocukların İhtiyaç Gruplarına Maddi Yoksunluk Sebebiyle Sahip Olamama Durumu
Kaynak: Türkiye’deki Çocuklar 2025 – TÜİK, UNİCEF
Çocukların yaşadığı maddi yoksunluk yalnızca beslenme gibi temel ihtiyaçlarla sınırlı kalmıyor. 2024 verilerine göre 15 yaş ve altındaki çocukların bulunduğu hanelerin %23,1’inde maddi imkânsızlıklar nedeniyle çocuklara her gün et, tavuk veya balık içeren bir yemek sağlanamıyor. Bunun yanında %22,2’sinde çocuklar evden uzakta bir haftalık tatil yapamıyor, %18,7’sinde paralı okul gezilerine katılamıyor ve %18,2’sinde boş zaman etkinliklerine erişemiyor. Maddi nedenlerle çocuklarına yaşlarına uygun kitap sağlayamayan hanelerin oranı ise %8. Bu veriler, ekonomik yetersizliklerin çocukların yalnızca temel ihtiyaçlarını değil, eğitim dışındaki etkinliklere katılımını, sosyal hayatını ve gelişim imkânlarını da sınırladığını gösteriyor.