Skip to content Skip to footer

Bülten 55 – 20 Mart 2026

Susam Bülten­
Mart 2026 – Sayı 55

Bu sayıda neler var?  
    • Sınır İstatistikleri: Türkiye’yi ziyaret eden yabancı günübirlikçilerin sayısı 10 yıl öncesine göre 3 kat arttı. Toplam yabancı turist sayısı ise 2024’te ilk kez 50 milyonu aştı.
    • Şirketlerde Yapay Zekâ: Türkiye’de 2025’te bilgi ve iletişim sektöründeki girişimlerin %47,1’i yapay zekâ teknolojilerini kullandığını belirtirken, mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetlerde bu oran %11,5’te kaldı; AB27’de ise bu oranlar sırasıyla %62,5 ve %40,4.
 

Abone değilseniz ve gördüklerinizi beğendiyseniz:

ÜCRETSİZ ABONE OL  

  

Yapay Zeka Becerileri Maaşlara Nasıl Yansıyor?
 
 
 
Sınır İstatistikleri
 
Günübirlikçilerin Yıllara Göre Dağılımı
Kaynak: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı 2025 Yılı Sınır Giriş-Çıkış İstatistikleri
 
Tablo bize şunu söylüyor: Türkiye’ye günübirlik gelen yabancı sayısı pandemi sonrası çok hızlı toparlanmakla kalmıyor, yeni zirvelere de çıkıyor. 2020’de 77 bine kadar gerileyen sayı 2025’te 1,9 milyona ulaşıyor. Bu artışta sadece sınır hareketliliğinin normalleşmesi değil, kur artışıyla birlikte Türkiye’nin komşu ülkeler açısından daha ucuz bir alışveriş ve kısa ziyaret noktası haline gelmesi de etkili görünüyor. Özellikle yakın coğrafyadan gelen ziyaretçiler için Türkiye, aynı gün içinde girilip temel tüketim, giyim, market ya da çeşitli ihtiyaç alışverişlerinin yapılabildiği avantajlı bir durak haline gelmiş durumda.
 
Yabancı Ziyaretçilerin Milliyetlerine Göre Dağılımı
Kaynak: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı 2025 Yılı Sınır Giriş-Çıkış İstatistikleri
 
Bu tablo Türkiye turizminin son 15 yılda hem büyüdüğünü hem de kaynak pazar yapısının epey oynaklaştığını gösteriyor: toplam ziyaretçi sayısı 2010’daki 28,6 milyondan 2025’te 52,8 milyona çıkarken, arada 2016 ve özellikle pandemi yılı 2020 gibi sert kırılmalar da var. Ülke dağılımına bakınca Almanya uzun vadede en istikrarlı pazar gibi duruyor; payı yıllar boyunca pandemi haricinde %11–16 bandında kalıyor. Rusya ise 15 Temmuz 2016’da gerçekleşen darbe girişiminde Türkiye’den uzaklaşsa da geriye kalan yıllarda güçlü bir varlık gösteriyor: 2016’da %3’e kadar düşen payın 2021’de 19’a çıkması, Türk turizminin bazı dönemlerde ne kadar belirli ülkelere bağımlı hale gelebildiğini gösteriyor. İngilizlerin toplam yabancı ziyaretçiler içindeki payı 2017’den pandemi sonuna kadar düşüş trendindeyken pandeminin ardından %8 seviyesine ulaştı ve son 4 yıldır bu oran değişmiyor. Bulgaristan sınır etkisiyle daha sabit bir çizgi izliyor. İran ise dönem dönem zayıflasa da yeniden ağırlık kazanıyor. Kısacası Türkiye artık daha fazla turist çekiyor ama bu büyüme tek bir pazara yaslanmıyor; jeopolitik kırılmalar, kur hareketleri, ulaşım bağlantıları ve komşu ülkelerle kurulan akış, ziyaretçi profilini ve turizmin yönünü sürekli yeniden şekillendiriyor.
 
Türkiye’den Çıkan Yabancı Ziyaretçilerin Taşıt Araçlarına Göre Dağılımı
Kaynak: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı 2025 Yılı Sınır Giriş-Çıkış İstatistikleri
 
Türkiye’den çıkan yabancı ziyaretçinin ana yolu açık ara hâlâ hava yolu ve son 10 yılda artış da en çok burada birikmiş. 2015’te 26,6 milyon olan hava çıkışı 2025’te 40,3 milyona yükselirken, kara yolu da 7 milyondan 10,2 milyona çıkıyor; yani sınır geçişleri ve yakın coğrafyayla kurulan hareketlilik de büyümeye devam ediyor. Deniz yolu daha sınırlı ama istikrarlı bir artış gösterirken tren hâlâ çok küçük bir kanal olarak kalıyor.
 
Türkiye’den Çıkan Yabancı Ziyaretçilerin En Çok Kullandıkları Havalimanları (2025)
Kaynak: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı 2025 Yılı Sınır Giriş-Çıkış İstatistikleri
 
Grafikte ziyaretçilerin ülkeden çıkarken en çok kullandıkları 3 havalimanının toplam havalimanı çıkışları içerisindeki oranı gösteriliyor. Kış aylarında çıkışların merkezi açık ara İstanbul Yeni Havalimanı iken yazla birlikte ağırlık hızla Antalya’ya kayıyor. Ocak-Şubat döneminde toplam hava çıkışlarının yüzde 56’sı İstanbul Yeni Havalimanı’ndan yapılırken, Antalya’nın payı yüzde 12-13 seviyesinde kalıyor; ama Mayıs’tan itibaren tablo tersine dönüyor ve Antalya yaz boyunca yüzde 43-48 bandına yerleşiyor. Sabiha Gökçen ise yıl genelinde daha ikinci bir İstanbul kapısı gibi çalışıyor; özellikle kış aylarında ve sezon kapanırken yeniden ağırlık kazanıyor. Kısacası yabancı ziyaretçinin hava yoluyla çıkış haritası, Türkiye’de yıl içine farklı biçimlerde yayılan iki ana ziyaret dinamiğini gösteriyor: biri İstanbul merkezli, yıl boyunca canlı kalan şehir ve uluslararası bağlantı akışı; diğeri ise yaz aylarında Antalya’da yoğunlaşan klasik tatil turizmi.
 
 
Şirketlerde Yapay Zeka
 
Yapay zekâ kullanımının artık istisnai bir durum olmaktan çıkıp bireysel kullanımın yanı sıra şirketler arasında da gitgide yaygınlaştığından söz etmiştik geçen hafta. Ancak bu yaygınlaşma ekonominin bütününe aynı hızla dağılmıyor; bekleneceği gibi önce veri yoğun ve bilgi işleme kapasitesi yüksek sektörlerde artıyor. 
Aşağıdaki grafik de OECD genelinde seçili sektörlerde yapay zekâ (YZ) kullanan girişimlerin oranının son yıllardaki artışını gösteriyor. 2021–2025 arasında bilgi ve iletişim sektöründe YZ kullanım oranı %24’ten %57,3’e; mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetlerde ise %12,8’den %36,8’e çıkıyor. Düzeyler bu iki sektör kadar yüksek olmasa da inşaat, imalat ve konaklama-yiyecek hizmetleri gibi alanlarda da aynı dönemde yapay zekâ kullanımının hızla yaygınlaştığı görülüyor.
 
Yapay Zekâ Kullanan Girişimler
Seçili sektörler, OECD geneli, % 
Kaynak: OECD, ICT Access and Usage Database, Ocak 2026.
Not: Veriler 10 veya üzeri çalışana sahip firmalara ait ve YZ kullanımından kasıt ilgili teknolojilerin (anketlerin yapıldığı tarihe referansla) son üç ayda kullanıldığını gösteriyor. Bu bölümdeki tüm grafikler için geçerli bu not. 
 
Yapay Zekâ Kullanan Girişimler
Çalışan sayısına göre, seçili OECD ülkeleri, 2025, %
Kaynak: OECD, ICT Access and Usage Database, Ocak 2026.
 
İşletmelerin yapay zekâ teknolojilerini benimsemesinde belirleyici unsurlardan birinin firma ölçeği olduğunu da görüyoruz. OECD genelinde de Türkiye’de de şirket büyüdükçe yapay zekâ kullanımı yaygınlaşıyor. Ancak Türkiye’de yalnızca küçük ve orta ölçekli firmalar değil, büyük firmalar da uluslararası ortalamaların belirgin biçimde altında kalıyor. OECD ortalamasında 250 ve üzeri çalışanı olan firmaların %52’si (AB27’de %55) yapay zekâ kullandığını belirtirken, Türkiye’de bu oran %23,5. 50–249 çalışanlı firmalarda OECD ortalaması %29,6 (AB27’nin %30,4 ), Türkiye’nin %9,4; 10–49 çalışanlı firmalarda ise OECD bölgesinde %17,4 (AB27’de %17 ) olan oran Türkiye’de %6,6. Dolayısıyla mesele yalnızca küçük işletmelerin kaynak kısıtı değil; daha genel bir kurumsal dönüşüm kapasitesi, yönetim pratiği ve veri altyapısı sorunu gibi duruyor. 
 
Sektörlere Göre Yapay Zekâ Kullanan Girişimler
AB27 ve Türkiye karşılaştırması, 2025, %
Kaynak: OECD, ICT Access and Usage Database, Ocak 2026.
 
Yukarıdaki grafikte Türkiye iş dünyasının yapay zekâ kullanımının en çok bilgi ve iletişim sektöründe (%47,1) yaygınlaştığını görsek de AB27 bölgesinde bu oran %62,5. Daha çarpıcı fark ise mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetlerde görülüyor; Türkiye’de %11,5 olan oran AB27’de %40,4. YZ’nin yalnızca “dijital araç” değil, aynı zamanda uzmanlık, tasarım, analiz ve karar destek süreçlerine gömülü bir üretim faktörü hâline geldiği alanlardan biri bu sektör ve dolayısıyla aradaki fark da sadece teknoloji kullanım farkı değil, aynı zamanda bilgi yoğun üretim kapasitesi farkı anlamına geliyor. 
Benzer bir ayrışmayı ticarette de görüyoruz. Toptan ticarette (motorlu kara taşıtları ve motosikletler hariç) AB27’de yapay zekâ kullanan girişimlerin oranı %23,4 iken Türkiye’de yalnızca %5,7. Perakende ticarette de YZ kullanım oranı AB27’de %15,5, Türkiye’de %7,6. Bu fark da yapay zekânın Avrupa’da yalnızca teknoloji sektörlerinde değil; stok yönetimi, talep tahmini, fiyatlama, müşteri analitiği ve operasyon yönetimi gibi daha “gündelik” ticari süreçlerde de yerleşmeye başladığını, Türkiye’de ise kullanımın henüz bu derinliğe ulaşmadığını gösteriyor.
 
  
 
  

Susam Dünyasını Keşfet! 

Bültenlerin tamamına aşağıdaki butondan ulaşabilirsiniz…

Arşive Göz At

Susam Bülten Nedir?

Her yer veri her yer data. Peki biz ne yapıyoruz?

Anlamanın, katkıda bulunabileceği diğer hedefler bir yana, kendisinin de bir amaç olduğuna inanıyor ve bu yolda ilerlemek istiyoruz. Her hafta yayımlanacak bültenimizde; lahmacun fiyatlarının il il enflasyon karşısındaki seyrinden meclis puan tablolarına (vekillerin performansına dair kapsamlı istatistiklere), dizilerde ve tartışma programlarında (görüntü işleme yöntemleriyle elde ettiğimiz verilerle) ne gördüğümüze, sokaklardaki hurda/eskici hikâyelerine kadar geniş bir yelpazede veriler ve analizler paylaşacağız. Her şeyi bir soru ve dolayısıyla bir araştırma konusu haline getirmeye hazır olan herkesi, bu bültenle aramıza bekliyoruz.

Sıkça Sorulan Sorular:
Adı neden Susam: Çünkü Research İstanbul ofisi Susam Sok

Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.