Skip to content Skip to footer

Bülten 58 – 10 Nisan 2026

Susam Bülten­
Nisan 2026 – Sayı 58

Bu sayıda neler var?  
    • Faturayı Kime Kesmeli?: Toplumun %51’i ülkede yaşanan geçim sıkıntısının başlıca sorumlusunu hükümetin ekonomi politikaları olarak görüyor.
    • Enflasyon Beklentileri Kimin Beklentisi?: AK Parti seçmenlerinde yıllık ortalama beklenti yaklaşık %50,6 iken, CHP seçmenlerinde bu oran %71’e yaklaşıyor.
 

Abone değilseniz ve gördüklerinizi beğendiyseniz:

ÜCRETSİZ ABONE OL  

 

  

Deepfake Çağında Kullanıcı Gerçek Haberle Sahte İçerik Arasındaki Farkı Ayırt Etmekte Zorlanıyor!
 
 
 
 
Faturayı Kime Kesmeli?
 
Sizce bugün yaşanan geçim sıkıntısının başlıca sorumlusu kim ya da nedir?
Kaynak: Türkiye Raporu 2026 Nisan Kamuoyu Araştırması. 
Not: “Küresel ekonomik koşullar” ve “Bölgesel savaşlar/Dış gelişmeler” yanıtları “Küresel ekonomik koşullar ve bölgesel savaşlar” olarak birleştirilmiştir. 
 
Türkiye Raporu’nun nisan ayı araştırmasına göre toplumun yarısından çoğu ülkede yaşanan geçim sıkıntısının başlıca sorumlusunu hükümetin ekonomi politikaları olarak görüyor. %17’lik bir kitle küresel ekonomik koşullar ve bölgesel savaşları gerekçe gösterirken toplumun %13’ü ise özel sektörün “fırsatçı” fiyat politikasını sorumlu tutuyor. Yaşanılan geçim sıkıntısının en önemli sebebini muhalefetin çözüm üretememesi olarak görenler toplumun %8’ini oluştururken geçmişten gelen yapısal sorunların bugünkü ekonomik koşulları şekillendirdiğini düşünenler %3’te kalıyor. 
 
2023 Oy Tercihlerine Göre
 

 

Kaynak: Türkiye Raporu 2026 Nisan Kamuoyu Araştırması. 
Not: “Küresel ekonomik koşullar” ve “Bölgesel savaşlar/Dış gelişmeler” yanıtları “Küresel ekonomik koşullar ve bölgesel savaşlar” olarak birleştirilmiştir. 
 
Yanıtları katılımcıların son genel seçimlerdeki oy tercihlerine göre incelediğimizde ise iktidar ve muhalefet seçmenleri arasında derin bir görüş ayrılığı ortaya çıkıyor. CHP’ye oy veren her 4 kişiden 3’ü ağır ekonomik koşullardan hükümeti sorumlu tutarken iktidara oy veren her 4 kişiden yalnızda 1’i bu görüşü paylaşıyor. AK Parti’ye oy verenlerin önemli bir bölümü geçim sıkıntısını küresel ekonomik koşullara ve şirketlerin fırsatçılığına bağlıyor. Bir diğer şaşırtıcı sonuç ise her iki partinin seçmenlerinin geçim sıkıntısının sorumluluğunu benzer oranlarda muhalefete yüklemesi. AK Parti’ye oy verenlerin %9’u ekonomik sorunları muhalefetin çözüm üretememesine bağlarken CHP’ye oy verenlerde bu oran %7.
 
Bu Pazar Oy Tercihlerine Göre
 
Kaynak: Türkiye Raporu 2026 Nisan Kamuoyu Araştırması. 
Not: “Küresel ekonomik koşullar” ve “Bölgesel savaşlar/Dış gelişmeler” yanıtları “Küresel ekonomik koşullar ve bölgesel savaşlar” olarak birleştirilmiştir. 
 
Sonuçları katılımcıların “bu pazarki oy tecihleri” ile birlikte değerlendirdiğimizde siyasete daha mesafeli bir kitlenin görüşlerini de öğrenme fırsatı yakalıyoruz. Oy kullanmayacak ve kararsız seçmenlerin görüşleri her ne kadar iktidar ve ana muhalefet partisi seçmenlerinden ayrışsa da bu iki kitlenin görüşleri birbirine de benzemiyor. Oy kullanmayacağını ifade denlerin %55’i ülkedeki geçim sıkıntısından hükümeti sorumlu tutarken kararsızlar arasında bu görüşü paylaşanların oranı 17 puan daha düşük. Oy kullanmayacak seçmenlerin görüşleri ilk grafikteki Türkiye ortalaması ile paralellik gösterirken kararsızların görüşleri AK Parti seçmenlerine yakınsıyor.

 

 
Enflasyon Beklentisi Kimin Beklentisi?
 
Türkiye’de enflasyon tartışmaları uzun süredir yalnızca gerçekleşen fiyat artışları üzerinden değil, beklentiler üzerinden de yürütülmekte; hatta kimi zaman neredeyse başlı başına bir açıklama kategorisi haline gelmiştir: Fiyatlar yükseliyorsa bunun başat nedenlerinden biri iktisadi faillerin daha yüksek enflasyon beklemesi; enflasyon katılaşıyorsa bunun nedeni beklentilerin “bozulmuş” olması; dezenflasyon süreci ‘arızalı’ gidiyorsa bunun nedeni de beklentilerin vakitlice “çıpalanmaması”dır. Bu yaklaşımın literatürdeki yerini burada tekrarlamaya gerek yok. Şimdilik bunu kabul edelim ve kısaca birkaç görgül sonuca bakalım.
Aşağıdaki grafikte “Gelecek 12 ay sonunda sizce enflasyon oranı yıllık yüzde kaç olur?” sorusunun son 5 aydaki dağılımını görüyoruz (ortalama değerlerin oynaklığının dikkatimizi dağıtmaması için ortanca değerleri ciddiye almayı tercih edebiliriz). 
 
12 Ay Sonrası Yıllık Enflasyon Beklentisi
Aralık 2025 – Nisan 2026
Kaynak: Türkiye Raporu Araştırmaları.
 
Şimdi asıl meseleye gelelim. Kamuoyunda sık sık tekil bir büyüklük gibi konuşulan beklentiler aslında ne kadar partizan? Aşağıdaki grafik 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentilerinin 2023 genel seçimlerinde oy verilen partiye göre nasıl ayrıştığını gösteriyor.
 
12 Ay Sonrası Yıllık Enflasyon Beklentisi
Aralık 2025 – Nisan 2026 / 2023 genel seçimlerinde oy verilen partiye göre
Kaynak: Türkiye Raporu Araştırmaları ve Susam Bülten hesaplamaları 
 
Yani “beklentiler bozuldu” gibi yekpare bir ifade, bu beşeri-politik dağılımı örtmektedir. Beklentiler tek bir blok halinde hareket etmemekte; farklı toplumsal ve siyasal kümelerde farklı şekillerde kurulmaktadır. Bununla birlikte bu heterojenlik söz konusu kümelerin zaman içinde tümüyle kopuk patikalar izlediği anlamına da gelmemektedir; düzeyler, hassasiyetler farklı olsa da, genel eğilimler belirli dönemlerde benzer yönlerde hareket edebilmekte, ayrışmış beklenti evrenleri ortak bir makroekonomik iklim içinde yine de eşzamanlı dalgalanabilmektedir. 
Aşağıda ise nisan ayına ait yıllık beklentilerin cinsiyet ve istihdam durumuna göre dağılımını görüyoruz. 
 
12 Ay Sonrası Yıllık Enflasyon Beklentisi
Nisan 2026 / Cinsiyete göre

 

 

Kaynak: Türkiye Raporu 2026 Nisan Kamuoyu Araştırması.
 
12 Ay Sonrası Yıllık Enflasyon Beklentisi
Nisan 2026 / Mevcut çalışma durumuna göre
Kaynak: Türkiye Raporu 2026 Nisan Kamuoyu Araştırması. 
 
Bu dağılımlar enflasyon beklentilerinin maddi konumların içinden konuştuğunu hatırlatmaktadır. Gelir güvencesi zayıf olan, fiyat artışlarına karşı görece daha korunaksız olan ya da mevcut gelirini nominal olarak savunma kapasitesi zayıf olan kesimlerin geleceğe dair daha yüksek enflasyon beklemesi şaşırtıcı değildir. Ayrıca siyasal aidiyetin yalnızca parti tercihinden ibaret olmadığını, kimin resmî anlatıyı ne ölçüde inandırıcı bulduğunu ve kendi gündelik deneyimini hangi siyasal çerçeve içinde anlamlandırdığını da yansıtmaktadır.
 
    
 
  

 

Susam Dünyasını Keşfet! 

Bültenlerin tamamına aşağıdaki butondan ulaşabilirsiniz…

Arşive Göz At

Susam Bülten Nedir?

Her yer veri her yer data. Peki biz ne yapıyoruz?

Anlamanın, katkıda bulunabileceği diğer hedefler bir yana, kendisinin de bir amaç olduğuna inanıyor ve bu yolda ilerlemek istiyoruz. Her hafta yayımlanacak bültenimizde; lahmacun fiyatlarının il il enflasyon karşısındaki seyrinden meclis puan tablolarına (vekillerin performansına dair kapsamlı istatistiklere), dizilerde ve tartışma programlarında (görüntü işleme yöntemleriyle elde ettiğimiz verilerle) ne gördüğümüze, sokaklardaki hurda/eskici hikâyelerine kadar geniş bir yelpazede veriler ve analizler paylaşacağız. Her şeyi bir soru ve dolayısıyla bir araştırma konusu haline getirmeye hazır olan herkesi, bu bültenle aramıza bekliyoruz.

Sıkça Sorulan Sorular:
Adı neden Susam: Çünkü Research İstanbul ofisi Susam Sok

Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.