Kredi Kartında Gelir, Borç, Limit
Bu haftaki bültenimize TCMB’nin 29 Aralık 2025 tarihli Ekonomi Notu’ndan bir bölümü paylaşarak başlıyoruz. Söz konusu çalışma (TCMB Ekonomi Notları, Bölükbaş, Çolak ve Kılıç, 2025), bireysel kredi kartı kullanımının (BKK) gelir düzeyi ve kart limitleri ile nasıl ilişkilendiğini inceliyor.
BKK Bakiyesine Göre Dağılımlar
Bireysel kredi kartı (BKK) borcu bulunan 29 milyon tekil kişi için 2024 Aralık itibarıyla toplam BKK bakiyesi 1,9 trilyon TL düzeyinde. Bakiyesi olan aktif kart kullanıcılarının yaklaşık yarısının 25 bin TL’nin altında borcu olduğu; borç bakiyesi yükseldikçe kişi sayısının genel olarak azaldığı, ancak bu azalmanın her aralıkta aynı düzeyde olmadığı görülüyor. Aynı tarih itibarıyla 150 bin TL üzeri BKK borcu bulunan yaklaşık 2,9 milyon kişinin toplam borcu 1 trilyon TL’yi aşarken; 25 bin TL altı bakiyeye sahip yaklaşık 15 milyon kişinin toplam borç bakiyesi ise 125 milyar TL civarında. Yani 15 milyon kişinin toplam BKK borcu, 2,9 milyon kişinin toplam borcunun sekizde birinden az.
Kaynak: TCMB Ekonomi Notları, Kredi Kartı Kullanım Eğilimleri: Gelir Düzeyi ve Limitlerin Rolü. Sayı 2025-23.
BKK Bakiyesindeki Taksitli Harcamalar
Kart kullanımının önemli göstergelerinden biri olan taksitli harcama payı, bakiye düzeyine göre belirgin biçimde ayrışıyor. Taksitli harcamaların payı 50 bin TL’nin altındaki kart bakiyelerinde gerilerken, 50 bin TL’nin üzerindeki bakiyelerde (özellikle yüksek bakiye gruplarında daha belirgin olmak üzere) artıyor. Buna ek olarak taksitli işlemlerin ne kadarının alışveriş taksidi, ne kadarının taksitli nakit avans/yapılandırma/sonradan taksitlendirme kaynaklı olduğunu da görebilseydik, yüksek bakiye gruplarındaki bu artışın ağırlıkla tüketim kompozisyonundan mı yoksa giderek belirginleşen bir nakit akışı ve borç çevirme stratejisinden mi beslendiğine dair fikir yürütebilirdik.

Kaynak: TCMB Ekonomi Notları, Kredi Kartı Kullanım Eğilimleri: Gelir Düzeyi ve Limitlerin Rolü. Sayı 2025-23.
Not: Taksitli bakiye; taksitli nakit avans ve taksitli mal/hizmet alımının toplamıdır.
Gelir Gruplarına Göre Dağılımlar
Bireylerin gelirleri ile kart kullanım dinamikleri arasındaki ilişkiyi incelemek için Kredi Kayıt Bürosu (KKB) verisi ile SGK 4A kapsamında ücretli çalışanlara ait kayıtlar eşleştirilerek yaklaşık 10 milyon kişilik bir örneklem oluşturuluyor; bu örneklem 2024 Aralık itibarıyla toplam BKK bakiyesinin %42’sini teşkil ediyor. Gelir grupları oluşturulurken brüt asgari ücretin (AÜ) katları esas alınıyor; en düşük gelir grubunda AÜ’ye en yakın gelirler dikkate alınarak AÜ’nün %10 fazlasına kadar aylık geliri olanlar bu grupta sınıflandırılıyor.
Kaynak: TCMB Ekonomi Notları, Kredi Kartı Kullanım Eğilimleri: Gelir Düzeyi ve Limitlerin Rolü. Sayı 2025-23.
Not: 2024 yılı brüt AÜ (20.002,50 TL) baz alınmış; gelir grupları için eşik değerler brüt AÜ’nün 1,1; 2; 3; 4; 5 katı olarak belirlenmiştir. Veriler ilgili yıl sonu gerçekleşmelerinin (yıllık) toplamıdır.
Bulgular, düşük gelir gruplarında BKK kullanım oranının daha düşük seyrettiğini; gelir yükseldikçe aktif BKK kullanımının da arttığını gösteriyor. En düşük gelir grubunda BKK kullananların oranı yaklaşık %40 iken, en üst gelir grubunda bu oran %90’a yaklaşıyor. Not yazarları bu farkın, finansal okuryazarlık düzeyleri kadar bankaların yüksek gelirlilere dönük limit ve ürün arzı iştahıyla da ilişkili olabileceğini ileri sürüyor. Ancak finansal okuryazarlığın bu çalışmada ölçülen bir değişken olmadığını belirtmeliyiz; bankaların “arz iştahı” ise gözlenen ilişkiye eşlik etse de kart kullanımındaki artışın nedeni mi sonucu mu olduğunu ayırt etmek bu yazının konusu değil. Öte yandan limit doluluk oranı belirli bir gelir seviyesine kadar gelirle birlikte yükselirken, üst gelir gruplarında geriliyor. Not, bu gerilemeyi üst gelir grubunun farklı finansman olanaklarına daha kolay erişebilmesi ya da bankaların bu gruba limit tahsisinde daha esnek davranmasıyla ilişkilendiriyor; ancak yazarların da vurguladığı gibi, bu tür yorumlar mevcut bulguların korelasyon niteliğini aşmıyor ve nedensel bir mekanizmayı teyit etmek için arz-talep koşullarını ayrıştıran yöntemlere ihtiyaç var.
Kaynak: Bölükbaş, Kübra; Mehmet Selman Çolak; Yavuz Kılıç. 2025. Kredi Kartı Kullanım Eğilimleri: Gelir Düzeyi ve Limitlerin Rolü. TCMB Ekonomi Notları, Sayı 2025–23 (29 Aralık 2025).
İllerin Sosyoekonomik Gelişmişlik Sıralaması
Sosyoekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması (SEGE) illerin gelişmişlik düzeylerini demografi, istihdam, eğitim, sağlık, rekabetçilik, mali kapasite, erişilebilirlik ve yaşam kalitesi gibi alt boyutlarda ölçerek hesaplanan endeks ile illerin göreli olarak sıralanmasını ve kademelendirilmesini sağlıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen araştırmanın son iki dönemi olan 2017 ve 2025 sonuçlarını yan yana koyduğumuzda, ülkenin sanayi ve ticaret merkezleri olan İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli ve Bursa gibi illerin zirvedeki yerlerini koruduğu görülüyor. Ancak listenin orta ve alt sıralarına inildiğinde bazı hareketlilikler göze çarpıyor.
Kaynak: T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması (SEGE) 2025; SEGE 2017 ile karşılaştırma bülten ekibi hesaplaması
Not: Sıralaması değişmeyen iller gri ile gösterildi.
Sıralamadaki değişime işaret eden haritada görüleceği üzere en keskin düşüşü Hatay yaşamış. 2017 yılında 39. sırada yer alan şehir, 11 basamaklık kayıpla 50. sıraya gerilerken; 4. kademeden 5. kademeye düşmüş. Alt boyutlardaki değişimi incelediğimizde 2023 depremlerinin yıkıcı etkisinin özellikle demografi (44 sıra gerileme) göstergesine yansıdığını görüyoruz. Nitekim demografi alt boyutunda en fazla gerileyen illere baktığımızda da depremden etkilenen diğer illeri görüyoruz. Bu değişimde, afet sonrası yaşanan kitlesel göçün “net göç hızı” verisini sert biçimde düşürmesi belirleyici bir etken olarak öne çıkıyor.
Kaynak: T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması (SEGE) 2025; SEGE 2017 ile karşılaştırma bülten ekibi hesaplaması.
Listede irtifa kaybeden diğer illere baktığımızda Batı Karadeniz ve iç kesimlerdeki düşüşler göze çarpıyor. Hatay’ı 10 basamaklık düşüşle Bartın ve 9’ar basamaklık gerilemeyle Zonguldak ve Isparta takip ediyor. Bartın’daki gerilemenin ana tetikleyicisi erişilebilirlik ve yaşam kalitesi başlıklarında yaşanan gerileme olurken Zonguldak istihdam ve yaşam kalitesi göstergelerinde epey gerilemiş durumda.
Tablonun diğer tarafında ise 12 sıra yükselip 3.kademeden 2.kademeye geçen Mersin yer alıyor. Mersin’deki sıçramanın büyük oranda istihdam (24 sıra yükselme) ve erişilebilirlik (17 sıra yükselme) alanlarındaki iyileşmeye bağlı olduğu söylenebilir. Kilis ve Çorum’da rekabetçi ve yenilikçi kapasite artışı önemli olurken Artvin’de demografi boyutundaki iyileşme yükselişe katkıda bulunuyor.
Her yer veri her yer data. Peki biz ne yapıyoruz?
Anlamanın, katkıda bulunabileceği diğer hedefler bir yana, kendisinin de bir amaç olduğuna inanıyor ve bu yolda ilerlemek istiyoruz. Her hafta yayımlanacak bültenimizde; lahmacun fiyatlarının il il enflasyon karşısındaki seyrinden meclis puan tablolarına (vekillerin performansına dair kapsamlı istatistiklere), dizilerde ve tartışma programlarında (görüntü işleme yöntemleriyle elde ettiğimiz verilerle) ne gördüğümüze, sokaklardaki hurda/eskici hikâyelerine kadar geniş bir yelpazede veriler ve analizler paylaşacağız. Her şeyi bir soru ve dolayısıyla bir araştırma konusu haline getirmeye hazır olan herkesi, bu bültenle aramıza bekliyoruz.