Yapay zekâ kullanımının artık istisnai bir durum olmaktan çıkıp bireysel kullanımın yanı sıra şirketler arasında da gitgide yaygınlaştığından söz etmiştik geçen hafta. Ancak bu yaygınlaşma ekonominin bütününe aynı hızla dağılmıyor; bekleneceği gibi önce veri yoğun ve bilgi işleme kapasitesi yüksek sektörlerde artıyor.
Aşağıdaki grafik de OECD genelinde seçili sektörlerde yapay zekâ (YZ) kullanan girişimlerin oranının son yıllardaki artışını gösteriyor. 2021–2025 arasında bilgi ve iletişim sektöründe YZ kullanım oranı %24’ten %57,3’e; mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetlerde ise %12,8’den %36,8’e çıkıyor. Düzeyler bu iki sektör kadar yüksek olmasa da inşaat, imalat ve konaklama-yiyecek hizmetleri gibi alanlarda da aynı dönemde yapay zekâ kullanımının hızla yaygınlaştığı görülüyor.
Yapay Zekâ Kullanan Girişimler
Seçili sektörler, OECD geneli, %
Kaynak: OECD, ICT Access and Usage Database, Ocak 2026.
Not: Veriler 10 veya üzeri çalışana sahip firmalara ait ve YZ kullanımından kasıt ilgili teknolojilerin (anketlerin yapıldığı tarihe referansla) son üç ayda kullanıldığını gösteriyor. Bu bölümdeki tüm grafikler için geçerli bu not.
Yapay Zekâ Kullanan Girişimler
Çalışan sayısına göre, seçili OECD ülkeleri, 2025, %
Kaynak: OECD, ICT Access and Usage Database, Ocak 2026.
İşletmelerin yapay zekâ teknolojilerini benimsemesinde belirleyici unsurlardan birinin firma ölçeği olduğunu da görüyoruz. OECD genelinde de Türkiye’de de şirket büyüdükçe yapay zekâ kullanımı yaygınlaşıyor. Ancak Türkiye’de yalnızca küçük ve orta ölçekli firmalar değil, büyük firmalar da uluslararası ortalamaların belirgin biçimde altında kalıyor. OECD ortalamasında 250 ve üzeri çalışanı olan firmaların %52’si (AB27’de %55) yapay zekâ kullandığını belirtirken, Türkiye’de bu oran %23,5. 50–249 çalışanlı firmalarda OECD ortalaması %29,6 (AB27’nin %30,4 ), Türkiye’nin %9,4; 10–49 çalışanlı firmalarda ise OECD bölgesinde %17,4 (AB27’de %17 ) olan oran Türkiye’de %6,6. Dolayısıyla mesele yalnızca küçük işletmelerin kaynak kısıtı değil; daha genel bir kurumsal dönüşüm kapasitesi, yönetim pratiği ve veri altyapısı sorunu gibi duruyor.
Sektörlere Göre Yapay Zekâ Kullanan Girişimler
AB27 ve Türkiye karşılaştırması, 2025, %

Kaynak: OECD, ICT Access and Usage Database, Ocak 2026.
Yukarıdaki grafikte Türkiye iş dünyasının yapay zekâ kullanımının en çok bilgi ve iletişim sektöründe (%47,1) yaygınlaştığını görsek de AB27 bölgesinde bu oran %62,5. Daha çarpıcı fark ise mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetlerde görülüyor; Türkiye’de %11,5 olan oran AB27’de %40,4. YZ’nin yalnızca “dijital araç” değil, aynı zamanda uzmanlık, tasarım, analiz ve karar destek süreçlerine gömülü bir üretim faktörü hâline geldiği alanlardan biri bu sektör ve dolayısıyla aradaki fark da sadece teknoloji kullanım farkı değil, aynı zamanda bilgi yoğun üretim kapasitesi farkı anlamına geliyor.
Benzer bir ayrışmayı ticarette de görüyoruz. Toptan ticarette (motorlu kara taşıtları ve motosikletler hariç) AB27’de yapay zekâ kullanan girişimlerin oranı %23,4 iken Türkiye’de yalnızca %5,7. Perakende ticarette de YZ kullanım oranı AB27’de %15,5, Türkiye’de %7,6. Bu fark da yapay zekânın Avrupa’da yalnızca teknoloji sektörlerinde değil; stok yönetimi, talep tahmini, fiyatlama, müşteri analitiği ve operasyon yönetimi gibi daha “gündelik” ticari süreçlerde de yerleşmeye başladığını, Türkiye’de ise kullanımın henüz bu derinliğe ulaşmadığını gösteriyor.