Skip to content Skip to footer

Bülten 60 – 24 Nisan 2026

Susam Bülten­
Nisan 2026 – Sayı 60

Bu sayıda neler var?  
    • Yeni Beceriler, Yeni İşler: Yeni beceri gerektiren istihdamın payı Türkiye’de %6’nın altında kalırken Hollanda’da %12.
    • Çocuk İşçiler: 2019 yılına ait TÜİK verilere göre Türkiye’de 6-14 yaş grubunda yaklaşık 127 bin çocuk çalışırken (88 bini erkek, 39 bini kız), İSİG Meclisi verilerine göre 2013-2026 döneminde en az 852 çocuk işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmiştir.
 

Abone değilseniz ve gördüklerinizi beğendiyseniz:

ÜCRETSİZ ABONE OL  

 

  

 
 
 
Yeni Beceriler, Yeni İşler
 
IMF’nin bu yıl yayımladığı çalışmalardan biri, yapay zekâ ve dijital dönüşüm çağında ülkeler arasındaki beceri talebine ilişkin farkın yalnızca teknolojiye erişim ya da yenilik kapasitesiyle açıklanamayacağını gösteriyor. Asıl mesele ekonominin ne ölçüde yeni beceriler gerektiren işler ürettiği ve bu talebi karşılayacak insan kaynağını ne ölçüde yetiştirebildiğinde düğümleniyor. Burada merceğe aldığımız rapor da tam olarak bu iki eksene bakıyor: Bir yanda iş ilanlarından türetilen yeni beceri talebi, diğer yanda mezun verilerinden hareketle ölçülen yeni beceri arzı.
İlk grafik, çeşitli ülkelerde yeni beceri gerektiren istihdamın toplam istihdam içindeki payını karşılaştırıyor. Gelişmiş ekonomilerde bu oranın genellikle daha yüksek çıkması şaşırtıcı değil çünkü bu ülkelerde profesyonel, idari ve teknik mesleklerin toplam istihdam içindeki ağırlığı zaten daha fazla. Türkiye ise bu sıralamada alt uçta yer alıyor. Yeni beceri gerektiren istihdamın payı Türkiye’de %6’nın altındayken, örneğin Lüksemburg’da bu oran %16’ya, Hollanda’da ise %12’ye geliyor. 
 
Yeni Beceriler Gerektiren İstihdamın Payı
Kaynak: Uluslararası Para Fonu (IMF). 2026. Bridging Skill Gaps for the Future: New Jobs Creation in the AI Age. Staff Discussion Notes 2026/001. Washington, DC: IMF.
 
Aşağıdaki grafikte ise yeni becerilerle bağlantılı alanlarda eğitim almış mezunların genç nüfus içindeki payını (bilgi ve iletişim teknolojileri ile diğerlerini ayırarak) görüyoruz. Buradaki amaç, ülkeleri yalnızca işverenlerin talep ettiği beceriler üzerinden değil, eğitim sistemi ile insan kaynağı üretim kapasitesi üzerinden de karşılaştırabilmek.
 
Yeni Becerilere Sahip Mezunların Oranı
20-24 yaş arası nüfustaki yüzdesi
Kaynak: Uluslararası Para Fonu (IMF). 2026. Bridging Skill Gaps for the Future: New Jobs Creation in the AI Age. Staff Discussion Notes 2026/001. Washington, DC: IMF.
 
Yeni Beceri Arzı ve Talebi
Kaynak: Stanley, Andrew. 2026. “The Race for AI-Ready Workers.” Finance & Development, Mart 2026. IMF. Görsel: Susam Bülten.
 
Yukarıdaki grafik ise yeni beceri talebi ile yeni becerilere sahip mezun arzını (ABD’ye göre) karşılaştırmalı biçimde bir araya getirerek ülkelerin yalnızca eğitim açısından mı, yalnızca işgücü piyasası açısından mı, yoksa her iki alanda birden mi güçlü olduğunu görmemizi sağlıyor. Sağ üst bölgedeki ülkelerin hem yeni beceri talebi bakımından dinamik bir ekonomik yapıya hem de bunu besleyebilecek mezun arzına sahip olduğu anlaşılıyor. Sol alt bölgedeki ülkelerin de hem talep hem arz açısından görece zayıf olduğunu anlıyoruz. Türkiye’nin bu bölgede yer alması, sorunun yalnızca eğitim sistemiyle açıklanamayacağını ve yeni becerileri gerektirecek (ve kullandırabilecek) işlerin yeterince yaygın olmadığını gösteriyor. Yani “nitelikli” mezun sayısı artsa bile bu becerileri işe koşabilecek bir üretim ve istihdam yapısı oluşmadığı sürece ortaya çıkan kapasitenin bir bölümü atıl kalmaya, daha düşük nitelikli işlere yönelmeye mahkûm; tabii bir bölümü de başka ülkelere akmaya…
 
 
Çocuk İşçiler
 
Çocukların işgücüne katılımı çoğu durumda hanehalkının karşı karşıya kaldığı maddi kısıtlar içerisinde şekillendiği, özellikle de babanın gelir düzeyi ile çocuk işgücüne katılımı arasında genel olarak güçlü bir ilişki olduğu bilinen bir durum. Tabii hane düzeyinde verilen bir “gelir telafisi” kararından ibaret değil bu. 
TÜİK’in 2019 yılına ait İşgücü Araştırması’na göre 6-14 yaş grubunda çocuk istihdam oranı toplamda %1,1; bu da yaklaşık 127 bin çocuğa karşılık geliyor. Aynı yaş grubunda erkek çocuklarda oran %1,5 ile yaklaşık 88 bine, kız çocuklarda ise %0,7 ile yaklaşık 39 bine denk düşmekte. Buradaki cinsiyet farkı da çocuk emeğinin cinsiyete göre farklı biçimlerde örgütlenmesinden geliyor. Kız çocuk emeğinin önemli bir bölümü ev içi emek, bakım yükü, görünmeyen/yardımcı işlerde, istatistiklere pek yansımayan biçimlerde yoğunlaşıyor. 
 
Kaynak: TÜİK, Çocuk İşgücü İstatistikleri, 2020. 
 
TÜİK’in çocuk işçiliğine ilişkin doğrudan ve ayrıntılı istatistikleri düzenli yayımlamadığının altını çizmek isteriz. Kurumun “Çocuk İşgücü Araştırması” uygulamaları 1994, 1999, 2006, 2012 ve 2019 yıllarında yapıldı; TÜİK’in daha sonraki “İstatistiklerle Çocuk” bültenlerinde ise çocuk işçiliğine ilişkin bazı göstergeler yer alsa da bunlar genel olarak 2019’daki çocuk işgücü araştırmasına ya da Hanehalkı İşgücü Araştırması’ndan türetilmiş göstergelere dayanıyor ve örneğin 2019 araştırmasındaki gibi ayrıntılar bulunmuyor.
 
Çocuk İstihdam Oranı
Sektörlere Göre, 2019
Kaynak: TÜİK, Çocuk İşgücü İstatistikleri, 2020.
 
Türkiye’de çocuk işçiliği tartışması çoğu zaman istihdam, yoksulluk, eğitime erişim ya da hane gelirine katkı gibi başlıklar etrafında yürütülse de asıl meselenin haneyi çocuk emeğine yaslanacak kadar kırılgan hale getiren koşulları görünür kılmaktır. Düşük ücretler, düzensiz ve güvencesiz istihdam, kayıt dışılık, tarıma ve enformel hizmetlere dayalı çalışma biçimleri, bölgesel eşitsizlikler ve sosyal koruma eksiklikleri bu tablonun temel parçalarıdır. Bunu biraz daha kavramsal olarak ifade edersek, yeniden üretim maliyetlerinin hane içine itildiği, ucuz ve esnek emeğe duyulan ihtiyacın belirli sektörlerde süreklilik kazandığı bir toplumsal düzenin parçası olarak değerlendirilmesi gerekir çocuk işçiliğinin. 
Şimdi kavramlarla kuşatılamayacak gerçekliğe, çocuk işçiliğinin ölümle kurduğu ilişkiye gelelim… İSİG Meclisi verilerine göre 2013-2026 döneminde en az 852 çocuk işçi, iş cinayetleri sonucu hayatını kaybetmiştir.
 
Çocuk İş Cinayetleri Raporu
2013-2026
Kaynak: İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), Nisan 2026.
 
 
    
 
  

 

Susam Dünyasını Keşfet! 

Bültenlerin tamamına aşağıdaki butondan ulaşabilirsiniz…

Arşive Göz At

Susam Bülten Nedir?

Her yer veri her yer data. Peki biz ne yapıyoruz?

Anlamanın, katkıda bulunabileceği diğer hedefler bir yana, kendisinin de bir amaç olduğuna inanıyor ve bu yolda ilerlemek istiyoruz. Her hafta yayımlanacak bültenimizde; lahmacun fiyatlarının il il enflasyon karşısındaki seyrinden meclis puan tablolarına (vekillerin performansına dair kapsamlı istatistiklere), dizilerde ve tartışma programlarında (görüntü işleme yöntemleriyle elde ettiğimiz verilerle) ne gördüğümüze, sokaklardaki hurda/eskici hikâyelerine kadar geniş bir yelpazede veriler ve analizler paylaşacağız. Her şeyi bir soru ve dolayısıyla bir araştırma konusu haline getirmeye hazır olan herkesi, bu bültenle aramıza bekliyoruz.

Sıkça Sorulan Sorular:
Adı neden Susam: Çünkü Research İstanbul ofisi Susam Sok

Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.